Az önce sinemadan çıktım.Uzun zaman sonra bir filmin son dakikasına kadar güldüm.Hiçde filmin galasını izleyen eleştirmenlerin anlattığı gibi kötü bir film değildi.Tam tahmin ettiğim gibi güldüren bir Şahan Gökbakar filmiydi.
Peki ne bu filmin konusu?
Babaannesinin ölümünden sonra Recep İvedik kendisini kötü hissetmekte ve son derece komik depresyon belirtileri göstermektedir. Her gece gördüğü bir kabus da sinirlerini iyice bozmuştur. Bu kabustan kurtulmaya çalışan Recep, mahallenin ev kadınlarından, en yakın dostu bakkal Salih’ten psikologlardan ve hatta cinci hocalardan medet umar ancak hiç birisi içindeki sıkıntıya çare bulamaz. Devamını Okuyun »
Dün bir çılgınlık yapıp ard arda Ejder Kapanı ve Kutsal Damacana 2: İtmen filmlerine gittim.İlk izlediğim film ejder kapanıydı.Çocuk tecavüzcülerini öldüren bir katilin izinde adalet kavramının sorgulandığı filmde, iki deneyimli dedektif Abbas ve ‘ Akrep ‘ Celal bir seri katilin peşine düşerler. Katilin kurbanları aftan yararlanıp çıkan sübyancılardır. Eldeki ipuçları askerden dönen Ensar’ı işaret etmektedir.Olayların gidiş örgüsü ve efektleriyle gerçek bi Aksiyon, Polisiye filmi olmuş.Belkide bugüne kadar izlediğim en kaliteli Türk yapamı polisiye filmi.Bunun haricinde filmde Kenan İmirzalıoğlu çok ilginç bir rol oynamış. Devamını Okuyun »
Filmi dün izleme fırsatım oldu.İzlediğime değdiğini düşünüyorum.Aziz Vefa Osmanlı devletinde gizli polis olarak çalışan, Lemi Galip ise osmanlı maliyesinin en iyi memurlarından biridir.Aziz efendi ile Lemi bey, 19. yüzyılın sonlarında padişah tarafından görevlendirilerek Amerika’ya giderler.Yanlarına da hediye olarak verilmek üzere çok değerli bir elmas taş ve yüksek miktarda para vardır. İkili Amerika’ya varınca, gidecekleri menzil için bir posta arabasına binerler.Malumunuz Vahşi Batı’da posta arabaları haydutlar tarafından hep soyulur.İşte Lemi Bey ile Aziz Bey de bu kaçınılmaz sona uğrarlar. Önce ellerinden elmas taş gider. Sonra da paralarını kaptırırlar. İşte film de asıl bu noktada başlar.İki Osmanlı, kaptırdıkları parayı tekrar toparlamak için ödül avcılığı yaparlar.
Tabii çeşitli cinliklerle. Gördükleri “Wanted” ilanlarını kendilerine uyarlayıp, sırasıyla aranan haydutların yerine geçer ve ödül avcılığıyla para kazanmaya çalışırlar.Biri haydut olur, diğeri onu yakalar. Tabii başlarına her defasında binbir olay gelir. Bir defasında da Calamity Jane vari, kadın silahşör rolünü canlandıran Demet Evgar ile karşılarlar. Devamını Okuyun »
Genç bir çift romantik bir haftasonu tatili için ormana kamp yapmaya gider fakat polisten kaçan bir tutuklu ve kız arkadaşı tarafından rehin alınmalarıyla tatil tam bir kabusa dönüşür. Şans eseri bir araya gelen bu iki çift, kimsenin uğramadığı ücra bir benzin istasyonunda hayal bile edemeyecekleri dehşet dolu anlar yaşayacaklardır.Korku filmleri arasında son zamanların farklı filmlerinden biri.Aslında ben günler önce izledim ancak yazma fırsatı bulamadığımdan henüz yazamaktayım.Basit bir korku filmi gibi gözüksede sıkılmadan sonuna kadar izleyebildim.Kaliteli bir yapım olması ve filmin gidişatı çok güzel.Herşeyi bir arada barındır ilginç bir film.Kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.Buyrun buda Fragmanı: Devamını Okuyun »
Bugün vizyona giren filmde 2365 metre yükseklikteki Karabal Jandarma Karakolu’nu korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı komutasındaki kırk askerin hikayesidir.Muhteşem,mükkemmeli,süper ötesi hatta ve hatta şahane bir film…25 Mart 2008′de yazdığım bu yazım’dan beri filmi beklemekteyim.Bu çıkacak, yarın çıkacak derken filme gittim.Beklediğimden de güzel bir film çıktı.Herkesin izlemesi gerektiği yönünde bir kanaate vardım.
Büyük çaplı bir sınır ötesi operasyonun başlamasıyla, telsiz röle istasyonunun bulunduğu Karabal Jandarma Karakolu’nun önemi daha da artmıştır. Çünkü operasyona katılan birliklerin haberleşmesi artık bu röle istasyonu ile sağlanacaktır. Güneydoğu’da Irak sınırına yakın bir ilçedeki Komando Tugayı’nda görevli Yüzbaşı ve emrindeki askerler, tipi ve karla mücadele ederek iki gün süren intikalin ardından karakola ulaşırlar. Devamını Okuyun »
Filmde arkadaşlarının düğününden iki gün önce bekarlığa veda partisi vermek için Las Vegas’a giden dört arkadaş,sarhoş oldukları parti gecesinin sabahında odalarında bir kaplan, tavuklar ve dolapta ağlayan altı aylık bir bebek ile uyanırlar. Ayrıca damat ortada yoktur. Bir gece öncesine dair hiçbirşey hatırlamayan üç arkadaş ip uclarını takip ederek işlerin nerede kontrolden çıktığını bulmak zorundadırlar. En önemlisi de damadı bularak zamanında Los Angeles’a düğününe yetiştirmeleri gerekmektedir.Filmi izleyeli çok oldu ama bir türlü yazamamıştım, hazır fırsatım varken biraz bahsettim.Bazı sahnelerinde gülmekten yıkılacağınız bir film.Şimdiye kadar izleyenlerde hiç kötü yorum duymadım.İzlemeye değcek bir film olduğunu düşünüyorum. Devamını Okuyun »
Başarılı bir emlak komisyoncusu olan Peter Klaven hayallerinin kadını Zooe’le nişanlıdır. Yakında evleneceklerdir, fakat Peter farkeder ki çevresinde sağdıçı olabilecek bir yakın arkadaşı yoktur.Bunu fark etmesinde Zooe’nin arkdaşlarınında etkisi çok büyüktür tabiki.Erkeklerle yapılan bir hayli garip buluşmalardan sonra Peter sağdıçım diyebileceği Sydney Fife ile tanışır.Sydney ile gün geçtikçe daha iyi arkadaş olan Peter sağdıcı olmasını ister.Fakat kısa sürede gelişen dostluk ilişkileri nişanlısıyla arasını bozar. Ya nişanlısını seçmelidir ya da yeni arkadaşını.Filmin akışı gerçekten güzelçok aşırı derecede güldüren bi film olmasada suratınızda bir tebessüm oluyor.Kışın izleyemedğim bir dilmdi dün gece izleme fırsatı buldum.Başka bir güzel nokta ise filmin konusu çok akıcı.Olaylar ve durumlar çok iyi.Kaliteli buldum ben filmi… Devamını Okuyun »
Geçenlerde izlediğim güzel zaman geçirdiğim bir filmdi.1989 yılında lise son sınıf öğrencisi olan Mike O’Donnell okulun basket takımının yıldızıdır. Üniversite bursu ve parlak bir gelecek avucunun içindedir. Ama o her şeyi elinin tersiyle itip, bebek beklediğini yeni öğrendiği kız arkadaşı Scarlet’la yaşamaya karar verir.
Yaklaşık 20 yıl sonra, Mike’ın şaşalı günleri kesinlikle geride kalmıştır. Scarlet’la evliliği paramparçadır, işteki terfi onu es geçmiştir, ergenlik çağındaki oğlu onun bir zavallı olduğunu düşünmektedir, ve lisede bir inekken sonradan teknoloji milyarderi olan en iyi arkadaşı Ned’in yanında yaşamaya mecbur kalmıştır.
Ama Mike’a ikinci bir şans verilir ve mucizevi bir şekilde 17 yaşına geri döner. Mike’ın görünümü belki 17 yaşında gibidir, ama otuz küsur yaşındaki tavırları 2009 yılının son sınıf öğrencileri arasında hiç de havalı olmaz. Devamını Okuyun »
İlk filmini aylar önce izlemiştim güzel bi filmdi ve izlemesi güzeldi.İlk olarak birinci filmi anlatacağım ki izlemeyen insanlar bu filme biraz yabancı kalmasın.ilk filmde Kış mevsiminin ortası. Beş genç snowboard yapmak için Jotunheimen dağının bulunduğu bölgeye doğru yola çıkar. Bir rampada snowboard yapan beş gençten biri çok kötü düşer ve bacağını kırar. Bulundukları bölgede birilerinin yaşadığına dair hiç bir işaret yoktur ve burası cep telefonlarının kapsama alanının dışındadır. Beş genç, bulunduklara yere az bir mesafede bir dağ oteli bulurlar. Bu dağ otelinde yatacak yer bulabileceklerine karar verirler. Otel sessiz ve boş gözükmektedir. Yıllar önce kapanmış olduğu bellidir. Otelin telefon hatları kapalıdır. Gençler, geceyi burada geçirmek zorunda olduklarının farkına varırlar. Fakat otelde yalnız değildirler. Kısa bir süre sonra, zemin katta, zindan gibi pis bir oda keşfederler ve bu odada birisi yaşamaktadır. Kısa bir süre sonra Norveç’in adı çıkmış ve kararlı seri katili ile gençler arasında kedi fare oyunu başlar ve bunu yaşam ile ölüm arasındaki savaş takip edecektir. Gençlerin sayısı azaldıkça, aralarındaki arkadaşlık ve cesaret test edilecektir. Devamını Okuyun »
Filmi çok fantaziyle süslemişler ama yinede sıkılmadığım filmlerden biriydi.Vin Diesel, Toorop karakterini oynamaktadır.Toorop, pek çok savaşta yer almış ve 21. yüzyılın başından beri dünyayı yerle bir eden savaşlardan sağ olarak kurtulmuştur.
Doğu Avrupa’yı kontrol eden mafya, bu ücretli askere çok tehlikeli bir görev verir: Aurora isimli gizemli bir kadını Rusya’dan alıp New York’a götürme ve güçlü bir tarikata teslim etme görevi…
Filmin en sonunda dahi çok saçma şeyler çıkıyor.Bunun dışında kızın kehanetleri çok ilginç.İlk bomba sahnesinden sonra dedim bu kızda bişeyler var
Devamını Okuyun »